RSS Feed!

Son Yazılar

Son Yorumlar

‘Sınıflandırma’ bölümü arşivi

Grip Virüsü: Influenza

Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür. Virüsteki nükleik asit 8 tane RNA zincirinden oluşur.

Grip virüsü Ortomiksoviride (Orthomyxoviridae) familyasına mensup bir virüstür. Ortomiksoviride familyası zarflı RNA virüslerini içerir ve influenza A, B, C, isavirüs ve togotavirüs olmak üzere 5 cinsi bulunmaktadır.

İnfluenza virüs olarak bilinen grip virüsünün A, B, C tipleri bulunur.

Devamı...

Koloniler

 

  • Normal kolonilerden farklı olarak bir kılıf içinde paketlenmiş
  • Tek ve çok hücreliler arasında geçiş formu
  • Alglere kadar koloni kavramı sadece grup halinde birlikte yaşamayı ifade eder.

Devamı...

Protista Alemi

Protistalar canlılar dünyasının ökaryot hücreli en ilkel organizma grubudur. Çoğunlukla tek hücre halinde yaşamakla birlikte koloni halinde yaşayanları da vardır. Protistalar kamçılılar, silliler, kökayaklılar, sporlular, cıvık mantarlar ve algler olmak üzere gruplara ayrılırlar. Protistalar canlılar dünyasının ökaryot hücreli en ilkel organizma grubudur. Çoğunlukla tek hücre halinde yaşamakla birlikte koloni halinde yaşayanları da vardır. Protistalar kamçılılar, silliler, kökayaklılar, sporlular, cıvık mantarlar ve algler olmak üzere gruplara ayrılırlar.

Devamı...

Virüsler

Virüs, Lâtince “zehir” anlamına gelir. Virüsler 19. Yüzyılın sonlarına doğru keşfedildi. Robert KOCH, Louis PASTEUR ve diğer biyologlar, canlılarda görülen bir çok hastalıklara bakterile-rin neden olduğunu buldular. Ancak canlılarda görülen bazı hastalıklar onları şaşırtıyordu; çünkü, hastalığın meydana geldiği organizmada, bu hastalığa neden olabilecek bir bakteri bulunmuyordu.

Devamı...

Ökaryot

Kelime köken olarak Yunanca “gelişmiş” anlamına gelen Eu- ön eki ile ceviz, fındık gibi kabuklu yemişleri anlatan “Karuon” (Eski Hint-Avrupa dillerinden gelme, “sert” anlamındaki “Kar” kelimesinden türetilmiş.) kelimesinden oluşur.

Biyolojik olarak:

Genetik madde olan DNA’sı bir zarla çevrilerek sitoplazmadan ayrılmış olan ve ayrıca evrensel organel olan ribozoma ek olarak özelleşmiş organeller içeren hücre tipini veya hücreleri bu özellikte olan canlıları ifade eder.

Devamı...

Homoloji

Ortak bir atadan türemiş olan türlerin yapısal benzerliklerine verilen genel ad.

Anatomik olarak, türler arasında ortak bir atadan evrimleşmeleri nedeniyle bulunan yapısal benzerlikler.

Homolog olarak tanımlanan yapılar, embriyonik gelişim kökenleri ve yapısal özellikleri benzerdir. Hücresel bileşimleri ve kökleri birbirine benzer; ancak işlevsel anlamda farklılıklar gösterebilirler. Örnek olarak fokun ön yüzgeci ve insan kolu verilebilir. (bknz. Analog organ)

Devamı...

Analoji

Kelime kökeni Latince “analogia” (türetilme 1640-1650 | ana: -e göre, logos) olan analoji terimi, özellikleri tamamen farklı iki yapı veya birimin benzer veya aynı görevleri yürütmesi durumunu ifade eder. Böyle yapılar “analog” olarak adlandırılır. Beyin ve bilgisayar gibi. Kısaca görevdeş; görevlerin benzer ancak yapı ve evrimsel kökenleri farklı şeklinde ifade edilebilir.
Devamı...

Sınıflandırma

Bugün yeryüzünde milyonlarca canlı türünün yaşadığı tahmin edilmektedir. Ancak bu canlı türlerini yaklaşık olarak % 15′i bilim adamları tarafından tanımlanabilmiştir. Bir türde de milyonlarca canlı bulunabilmektedir. Bu nedenle sayıları milyarları aşan canlıları gözlemek, incelemek ve ayrı ayrı tanımlamak olağan dışıdır. Canlılar hakkında yeterli bilgi edinebilmek büyük canlı gruplarını küçük canlı gruplarına ayırmakla olasıdır. İşte canlıları belli özelliklerine göre gruplara ayırma işlemine sınıflandırma ya da diğer adıyla sistematik (taksonomi) denir.

Devamı...

Taksonomi ve Carl von Linne

Taksonomi, Yunancada düzenleme anlamına gelen ‘taksis’ ile yasa anlamındaki ‘nomos’ kelimelerinin birleşiminden türemiştir ve biyolojide bu kavram canlıların sınıflandırılması için kullanılmaktadır. Carl von Linne (1707-1778) günümüzde kullanılan taksonominin babası sayılır. Her canlı varlığı iki adla sınıflandırma yöntemini ilk olarak uygulayan odur. Örneğin insan için ‘Homo sapiens’, köpek için ‘Canis familiaris’ tanımlamalarının kullanılması Linnaeus’un yöntemi sebebiyledir. O, kendisinden önce kaos olan bir alanı toparlamış, bir canlının birkaç satırla tarif edilmesine son vermiştir. En çok onun sayesinde, 18. yüzyılda ve 19. yüzyılın ilk yarısında biyolojiye taksonomik yaklaşım hâkim olmuştur.
Devamı...

Algler

Suda yaşayan, tek hücreliden koloniye, hatta parankimatik tallusa kadar çok değişik formlardadırlar. Bazı mikroskopik algler, suyun hareketi ile pasif olarak hareket ederler, bu nedenle yaşama ortamları suyun serbest bölgesidir.

Devamı...