RSS Feed!

Son Yazılar

Son Yorumlar

‘Haberler’ bölümü arşivi

Norovirüs Salgınından Korunmada 6 Basit Adım

Dünyada gripten sonra en yaygın görülen hastalığın etmeni olan norovirüslerden korunmak için altı basit ama etkili adım mevcut. “Mide gribi” olarak da bilnen hastalığın belirtileri burun akıntısı, bulantı, ishal, karın ağrısı.

Devamı...

Çöle Dönüştürülen Sulak Alanlarımız

Bugün 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü.

Bu güne kadar ülkemizde onlarca sulak alanımız DSİ tarafından kurutuldu. Her biri kendi başına bir habitat olan bu sulak alanlarımız yerinde artık birer çöl uzanıyor.

Devlet eliyle başlatılan bu çölleşmenin etkisi, küresel iklim değişimi ile önümüzdeki on yıl içinde Anadolu’muzu kasıp kavuracağını haber veriyor bilim insanları.

Günümüzde değişmedi bu anlayış…

Yıldız (Istranca) Dağlarının Longoz Subasar Ormanları, İstanbul’a kurban ediyor.

Sanayi tesislerinin atik suları ve kanalizasyonlar, derelerimize, göl ve denizlerimize arıtılmadan boşaltıyor. Bazı tesislerin atık suları arıtılsa bile, çıkan kimyasal çamurun ne yapıldığı ne biliniyor ne de bir devlet kurumu tarafından izleniyor.

Dokuma boya fabrikaları başta olma üzere birçok sanayi tesisi, kaçak kuyulardan çektikleri yeraltı suyunu kullanıp kimyasallarla ve boyalarla kirletilen su, başka bir kuyudan toprağın altına geri boşaltıyor. Yeraltı suyundaki kirlilik hızla artıyor. Geçen yıl yaşadığımız su sıkıntısı, birçok belediyeyi yeni yeraltı su kuyuları açmaya yöneltmişti, oysa… Sanayi tesislerinin kirlettiği yeraltı suyu, artık şebeke suyu ile evlerimize kadar geliyor.

Maden Yasası eliyle ormanımızı, toprağımızı hallaç pamuğu gibi dağıtan maden şirketleri, dağlarımızdan akan temiz temiz suyun ilk elden kullanıcıları ayni zamanda… En çok on yıl içinde ürettikleri maden tükenince çekip gidecekler bu şirketler… Oysa, arkalarında bıraktıkları devasa boyutlardaki siyanür çamuru, temiz sularımızı daha yüzlerce yıl birinci elden kirletmeyi sürdürecek.

Kurulu bulunduğu Orhangazi ilçesindeki tüm vatandaşlarımızın kullandığı suyun iki katını bir günde kullanıyor Cargill. Ulus ötesi tarım tekeli Cargill’i kurtarmak için yasa çıkardı iktidar. Bu yasaya rağmen mahkemenin verdiği son kapatma kararı, devleti yürütme erkini elinde bulunduran AKP iktidarı tarafından uygulanmadı.

Bu önemli günde, “Çöle Dönüşen Sulak Alanlarımız” dosyasını, bir kez daha gönderiyoruz sizlere…

Düşman bile yapmaz dedirten bu sarsıcı öyküleri bir kez daha okuyun…

Bu ibretlik öyküler, bizi yönetmek için seçilip başa geçenlere de ibret olması dileklerimizle…

02 Şubat 2008

Zehirliyse Türkler Yesin!

Ülkemizde birçok tarımsal ürün üretiliyor.

Özellikle meyve sebze üretiminde dünya dokuzuncusu olduğumuzu öğrendim.

Yine meyve sebzelerin en güzelleri, en kaliteli olanları ihracata gidiyor.
Devamı...

Cargill olayını deştikçe!..

BURSA’nın Orhangazi İlçesi’nde halen çalışan, raporlara göre çevreye büyük zarar veren bir tesis var. Cargill.

Bu dünya çapında firma gücünü ABD yönetiminden alıyor ve ABD siyasetinde etkili.

Gelmiş Türkiye’ye yatırım yapmış. Türk çiftçisini, özellikle pancar ekicilerini mahvediyor, çevre kirliliği yaratıyor.
Devamı...

Biyoyakıt: Hakikaten Yeşil Mi?

Yeni enerji kaynakları arayışı hiçbir zaman bu kadar aciliyet taşımamıştı. Şu sıralar dünya gündeminin en önemli başlığı olan biyoyakıtlar, yeryüzünün kıymetli doğal kaynaklarını tüketmeyen, özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik avantajlar sağlayan “yeşil” enerji kaynağı olarak sunuluyor. Acaba bu ne kadar doğru?

ERIC HOLTZ-GIMÉNEZ
Le Monde Diplomatique, Haziran 2007

Devamı...

Çocuk İstismarına Hayır!

T.B.M.M. Başkanlığı’na,
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na

Son zamanlarda çocuklara yönelik cinsel tacizler ve tecavüzler daha da artan ve kanımızı donduran gelişmelerle devam ediyor ve maalesef olan bitene hep birlikte tanıklık ediyoruz. Tanıklık ettikçe suç ortaklığımız çoğalıyor ve bizler artık ne tanık ne de suç ortağı olmak istiyoruz.

Devamı...

Kyoto Protokolü

İklim değişikliğine yönelik Birleşmiş Milletler Çerçeve Kongresi’nin Tarafları olarak (bundan böyle “Kongre” olarak anılacaktır), Bu Sözleşme’nin Tarafları, Madde 2′de açıklanan Kongre’ye ilişkin gerçek amaca ulaşmak için, Kongre’ye ilişkin hükümler göz önünde bulundurularak, Kongre’ye ilişkin Madde 3′ün rehberliğinde olmak üzere, Kongre’nin birinci oturumda taraflarca alınan 1/CP.1 kararı ile kabul edilen Berlin antlaşması gereğince aşağıdaki hükümler üzerinde antlaşmaya varmışlardır : Devamı...

Cargill Hikayesi

Aslında bunun cevabı oldukça basit… Ama önce Türkiye’de olanları bir özetleyelim, sonra Cargill meselesinin neden önemli olduğunu açıklarız.

ABD – Minesota eyaletinde 1865 yılında kurulmuş olan, günümüzde dünyanın ikinci en büyük özel şirketi olan Cargill; gıda, tarım ve risk yönetimi alanlarında hizmet veren uluslararası bir şirkettir. Halen dünyanın 61 ülkesinde faaliyet göstermekte ve 60 milyar doları aşan yıllık ciroya sahip bulunmaktadır. Bu büyüklüğüne karşın borsada işlem görmeyen bir aile şirketi olan Cargill ile ilgili veriler, çoğunlukla “estimated” (tahmini) notu ile yayımlanmaktadır. Tüm bunlara, Cargill’in ABD siyasetindeki gücünü eklemekte yarar var.

Devamı...

“Bedava ve Çevreci” Bir Enerji Kaynağı

Merat ve Gutierrez isimli iki Meksikalı, petrol fiyatlarının tavan yaptığı ve küresel ısınmanın en önemli nedenlerinden birinin otomobillerden kaynaklanan sera gazı emisyonları olduğu günümüzde “bedava ve çevreci” bir enerji kaynağını, kızartma yapmakta kullanılan sıvı yağların tanıtımını yapmak için 30 bin kilometrelik yolculuğa çıktı.
Devamı...

Sınavda evrim ile ilgili soru ve şıklarına tepki

EĞİTİM ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Adana Şube Başkanı Güven Boğa, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’nda sosyal bilgiler bölümünde yer alan evrenin varoluşu ile ilgili sorunun hükümetin Türkiye’de her alandaki ‘dinselleştirme faaliyetlerine’ dikkat çekici dayatma olduğunu iddia etti.

Güven Boğa, yaptığı açıklamada bugün yapılan sınavda sosyal bilgiler alanındaki 21′inci sorunun, öğrencilerin kafasında bilimsellikten uzak, demokratik ve laik eğitime aykırı yargı oluşturmaya dönük olduğunu öne sürdü. Boğa, soruyu ve cevap şıklarına ilişkin şöyle dedi:

Devamı...

Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Hayır!

Türkiye’ye 1998 yılından bu yana, her yıl, milyonlarca ton genetiği değiştirilmiş mısır, soya ve pamuk giriyor. Bunların işlenmesiyle oluşturulan 700’den fazla gıda maddesi, tüketici sofrasına ulaşıyor. Bebeklerimiz, çocuklarımız, yetişkinler; kısacası tüm toplum, kaçınılmaz bir biçimde genetiği değiştirilmiş hammaddelerden üretilen gıda ürünlerini tüketme durumunda bırakılıyor.

Kimi çevreler bu kirli ticaretten büyük rantlar elde ederken, şimdi sıra genetiği değiştirilmiş tohumları ülkemiz topraklarına ekmeye geldi.

Devamı...