RSS Feed!

Son Yazılar

Son Yorumlar

‘Evrim’ anahtar kelimesi arşivi

Analoji

Kelime kökeni Latince “analogia” (türetilme 1640-1650 | ana: -e göre, logos) olan analoji terimi, özellikleri tamamen farklı iki yapı veya birimin benzer veya aynı görevleri yürütmesi durumunu ifade eder. Böyle yapılar “analog” olarak adlandırılır. Beyin ve bilgisayar gibi. Kısaca görevdeş; görevlerin benzer ancak yapı ve evrimsel kökenleri farklı şeklinde ifade edilebilir.
Devamı...

Charles Darwin

Her ne kadar Darwin’den (1809-1882) önce canlıların evrim geçirdiği ortaya konmuş, Darwin’den sonra genetikteki ilerlemelerle uygun düzeltmeler yapılmış olsa da Evrim Teorisi birçok kişinin zihninde Charles Darwin ile özdeşleşmiştir, hatta birçok kişi ‘Evrim Teorisi’ ifadesi yerine ‘Darwinizm’ demeyi tercih etmektedir. Darwin’den sonra Evrim Teorisi üzerinde genetik bilimi doğrultusunda düzeltmeler yapılınca, teori ‘Yeni-Darwincilik’ (Neo-Darwinizm) diye anılmaya başlanmıştır. Günümüzde birçok kişi Darwinizm ifadesini, Yeni-Darwincilik yerine de kullanmaktadır. Kısacası günümüzde ‘Evrim Teorisi’, ‘Darwinizm’ ve ‘Yeni-Darwincilik’ isimlendirmeleri, birçok kişi için birbirleriyle aynı anlamı ifade etmektedir.
Devamı...

Çıplak ve deli maymun: İnsan

Bugün dünyada yaşayan 183 maymun türünden 182’sinin vücudu kılla kaplıdır. Tek istisna, kendisine ‘Homo sapiens’ (İnsan) adını vermiş olan ‘çıplak maymun’dur. Çıplak maymun hayvandan başka bir şey değildir.

Çıplak maymun, hayvandan başka bir şey değildir. Bu nedenle evrimi boyunca biriktirmiş olduğu genetik mirası, çeşitli tinsel ve ideolojik amaçlar nedeniyle atabilmesi mümkün değildir.
Devamı...

Erasmus Darwin

Erasmus Darwin (1731-1802), ‘Evrim Teorisi’ ile adı özdeşleşmiş olan Charles Darwin’in dedesidir ve eserlerinde, torunundan önce canlıların evrim geçirdiğini savunmuştur. Onun eserleri, kendi döneminde özellikle Alman doğa felsefecilerinin ilgisini çekmiştir. Ama modern zamanlarda, Charles Darwin’in dedesi olması onun asıl ilgi çekme sebebi olmuştur. Erasmus Darwin, Lamarck ile aynı dönemde, hatta ondan birkaç yıl önce, onunkilere çok benzer fikirleri savunmuştur. O da, Lamarck ve 18. yüzyılın birçok düşünürü gibi daha basit olan canlıların ‘kendiliğinden türeme’ yoluyla oluştuklarını savunuyordu. Lamarck ile asıl önemli benzerliği, canlıların çevreyle etkileşim sonucunda yeni özellikler kazandıklarını ve bu özellikleri sonraki nesillere kalıtım yoluyla aktardıklarını söylemesidir. Erasmus’un 1794 yılında yazdığı ve en önemli eseri olan ‘Zoonomia’da, ‘sonradan kazanılan özelliklerin aktarılması’nın evrimdeki rolüne ilişkin sözlerini Osborn, bu yaklaşımın ilk ifade edilmesi olarak göstermektedir.

Erasmus’un yaklaşımında, canlının evriminde kendi çabası önemlidir. Açlık, susuzluk ve benzeri durumlara karşı gösterilen tepkilerle, zevk ve acı gibi unsurlardan doğan çabalar canlının gelişmesini ve yeni özellikler kazanmasını sağlar; sonra bunlar yeni nesillere aktarılır. Erasmus’un fikirleri, canlıların ortak bir atadan gelmiş olabileceğini söylemesi açısından önemlidir. O, insanın maymunla ortak bir atadan gelmiş olabileceğini de söylemiştir. Ancak torunu gibi, ortak atadan sonra dallanan soy ağacından bahsetmemiştir.

Erasmus Darwin’in, Lamarck ile benzerlikleri dikkat çekicidir ve bu benzerlikler birçok kişinin aklına birinin diğerinden alıntı yapıp yapmadığı sorusunu getirmiştir. Bu iki bilim adamının hiçbirinin eserinde diğerinden bir bahis yoktur. Konuyu detaylıca inceleyenler, bu iki düşünürün birbirlerinden bağımsız bir şekilde aynı fikirlere ulaştıkları sonucuna varmışlardır. Erasmus bir fizikçiydi ve Lamarck’ın biyolojiyle ilgili geniş kapsamlı yayımlarına karşı onunkiler çok sınırlıdır; eğer Charles Darwin onun torunu olmasaydı, evrim konusundaki ilginç yaklaşımlarının unutulmuş olacağı düşünülmektedir. Erasmus ile Lamarck’ın arasındaki ilginç benzerliklerin sebebi her iki düşünürün de Buffon’dan etkilenmesi olabilir. İlk olarak Buffon, ‘ortak ata’, ‘evrim’ ve ‘maymundan insanların türemesi’ ihtimalleri üzerinde durmuş ve tüm bu fikirleri reddetmiştir. Buffon’u okuyan her iki düşünürün, onun gündeme getirip reddettiği bu fikirleri, kabul ettikleri için birbirlerine benzedikleri bence en mantıklı açıklamadır.
Devamı...

Evrim

Aklın, Sokrates’ten bu yana, yobazlık ve hurafeye karşı açtığı savaş henüz kazanılmış değildir.
Isaac Asimov

Bilimlerin henüz gelişmediği insan merkezli dünyanın ilk dönemlerinde insanın kendisini ve içinde bulunduğu yaşamı algılama çabasının çoğunlukla mitolojik korkuların da etkisi ile teolojiyi doğurduğu bilinen bir gerçektir. Ancak gelişen akıl, teolojinin kendisine sunduğu açıklamaları yeterli veya doyurucu bulmadı ve bu durum zamanla insanoğlunu iki eylem için belli eğilimlere ve buna bağlı olarak da iki temel kampa yöneltti. Bu eylemlerden birincisi “bilmek” tir. Kişi içine doğduğu dünyayı algılar, görür ve bilir – ya da en azından bildiğini varsayar.

İkinci eylem ise “inanmak“tır. Bilme gücü sona ulaştığında, önündeki bilinmezlik denizine karşı insanın iki temel seçeneği vardır;

1. Bundan sonrasını bilmiyorum.
2. Ben bilmiyorum ama başkaları biliyor, onların bildiklerini kendi bilgim ilan edeyim ve inanayım.

Devamı...

Evrim Teorisinin Bilimsel Dayanağı Yok Mudur?

Son günlerde yaşanan kör karmaşada doğal olarak insanların kafasını meşgul eden bir soru oluşuyor: Evrim, bilimsel dayanakları sağlam olmayan ve tartışmalı bir teori midir?
Devamı...

Homoloji

Ortak bir atadan türemiş olan türlerin yapısal benzerliklerine verilen genel ad.

Anatomik olarak, türler arasında ortak bir atadan evrimleşmeleri nedeniyle bulunan yapısal benzerlikler.

Homolog olarak tanımlanan yapılar, embriyonik gelişim kökenleri ve yapısal özellikleri benzerdir. Hücresel bileşimleri ve kökleri birbirine benzer; ancak işlevsel anlamda farklılıklar gösterebilirler. Örnek olarak fokun ön yüzgeci ve insan kolu verilebilir. (bknz. Analog organ)

Devamı...

Lamarck ve Evrim Teorisi

‘Lamarck’ın (1744-1829) Evrim Teorisi’ denince akla gelen ile günümüzde ‘Evrim Teorisi’ denilince anlaşılan arasında çok ciddi farklar bulunmaktadır. Türlerin birbirlerinden değişerek oluştuklarını söyleyen detaylı bir biyolojik teoriyi ilk olarak ortaya koyma ayrıcalığı Lamarck’a aittir. O, uzun yıllar Linnaeus’u takip ederek türlerin sabitliği fikrini savundu. Ancak 56 yaşına geldiğinde (1800) evrimci fikirleri savunmaya başladı ve 1809’da, 65 yaşında, en ünlü eseri ‘Philosophie Zoologique’ (Hayvanbilimsel Felsefe’yi) yazdı.
Devamı...

Sınavda evrim ile ilgili soru ve şıklarına tepki

EĞİTİM ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Adana Şube Başkanı Güven Boğa, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı’nda sosyal bilgiler bölümünde yer alan evrenin varoluşu ile ilgili sorunun hükümetin Türkiye’de her alandaki ‘dinselleştirme faaliyetlerine’ dikkat çekici dayatma olduğunu iddia etti.

Güven Boğa, yaptığı açıklamada bugün yapılan sınavda sosyal bilgiler alanındaki 21′inci sorunun, öğrencilerin kafasında bilimsellikten uzak, demokratik ve laik eğitime aykırı yargı oluşturmaya dönük olduğunu öne sürdü. Boğa, soruyu ve cevap şıklarına ilişkin şöyle dedi:

Devamı...