RSS Feed!

Son Yazılar

Son Yorumlar

Coca Cola Zero ve Aspartam

Ülkemizde bir süredir büyük reklam bütçeleri ile satışa sunulan “Sıfır şeker” sloganlı Coca Cola firmasının yeni ürünü “Coca Cola Zero” piyasaya çıktığından beri dikkatimizi çekiyor. Kolanın kendisi sağlığa zararlı, peki bu ürün daha mı sağlıklı?

Kısa Tarihçe

Küçük bir internet araması sonucunda aslında Coca Cola Zero isimli ürünün hiç de yeni bir ürün olmadığını öğreniyoruz. Yaklaşık 22 yıldır dünyanın çeşitli ülkelerinde, özellikle “light” kelimesini kendilerine yakıştırmayan genç erkek tüketiciler için piyasaya sürülmüş olan bu ürün ülkemizde henüz yeni.

Amerika’da yapılan çalışmalar, ürünü “sıfır kalori” şeklinde sunmanın “diyet kola” olarak sunmaktan daha etkili olduğunu göstermiş. 2005 yılında İspanya’da satışa sürülmesinn ardından 2006 yılında Norveç’de yapılan büyük reklam kampanyası ile dünyadaki varlık alanı da genişlemeye başlamış.

Özellikle öne sürülen reklam sloganlarından birisi de normal kola ile arasında bir fark bulunmaması.

İçeriği

Kola zero isimli ürün, farklı ülkelerde farklı içeriklerle piyasaya sunuluyor. İçeriğin tümü elbette değişmiyor ama farklı ülkelerde küçük farklar da var.

Örneğin soda, asesülfam potasyum, aspartam, kafein ve fosforik asit ürünün standart içeriği. Bunun yanı sıra potasyum benzoat, potasyum sitrat, sodyum benzoat ve sodyum siklomat bazı ülkelerde üretilen ürünlerde mevcutken bazılarında yok.

Kolanın diğer ürünlerinin zararları yönlerine ek olarak özellikle aspartam içermesi bu ürünle ilgili yeni tartışmaların ortaya çıkmasına sebep olmuş durumda. Ne yazık ki ülkemiz bu tip konuları önemsemediği gibi bu tip konuları gündeme getirme isteklisi uzmanlardan da yoksun.

Aspartam

1965 yılında James Schlatter isimli bir kimyagerin ülsere karşı yürütülen ilaç araştırmaları sırasında tesadüfen bulunmuş.

Aspartam, aspartik asit ve fenil alanin aminoasitleri ile metanolden oluşuyor. Bu üç maddeyi bir arada tutan kimyasal bağlar çok kuvvetli olmadığı için de sindirim veya uzun süreli uygun olmayan depolama sırasında da kolayca parçalanarak formaldehit, formik asit ve aspartil fenilalanin diketopiperazin adı verilen zehirli yan ürünlerin oluşumuna sebep oluyor.

Özellikle aspartam üreticileri tarafından aspartam isimli kimyevi maddeye olumsuz eleştiriler yönelten kişilere karşı, bu ürünün içeriğini oluşturan maddelerin gıdalarda doğal olarak bulunduğu söylense de gözden kaçırılan bir gerçek var: Bu aminoasitler gıdalar içinde proteinlere bağlı olarak bulunurlar ve sindirim sırasında bu maddeler kontrollü olarak vücuda salınır.

Aspartamın en ilgi çekici özelliklerinden birisi bu maddenin bir zamanlar Pentagon’un kimyasal savaş maddeleri listesinde yer alması. Şimdilerde ise 5000 civarında ürün bu maddeyi içeriyor.

Bağımsız bilimadamları tarafından ortaya konduğu üzere aspartam molekülnün içeriğini oluşturan maddelerin sinir sisteminin işleyişi üzerine ciddi etkileri mevcut. Öyleki yüksek konsantrasyonlarının sinir hücrelerini öldürmesi oldukça basit bir iş.

Bilimadamlarınca aspartam tüketilmesinin tetikleyebileceği bazı rahatsızlıklar şunlar: beyin tümörleri, sara, Parkinson, Alzheimer, zeka geriliği, lemfoma ve şeker hastalığı.

Gönül isterdi ki, ülkemizin bu ve benzeri gıdaları denetleyen bir sağlık birimi bulunsun, bulunmasının yanında ciddi araştırmalar yapsın, yaptırsın ve ülkemize ait kullanım kriterleri konulsun.

Ancak hepimizin bildiği üzere bir çok alanda olduğu gibi bu alanda da ciddi bir boşluk bulunmakta. Biz yukarıdaki bilgilerin hemen hemen tümünü internette yürüttüğümüz araştırmalar neticesinde elde ettik. Dileyen kişiler aynı arama sonuçlarına dünya üzerinde milyonlarca kişiye açık makaleler üzerinden erişebilirler. Önemli olan, bu tip konularda prensip sahibi olmak ve tüketen insan olmak yerine gıda ve sağlık alanında istsinasi durumlara tahammülü olmayan bilinçli birer bireye dönüşmek.

Bizi bu araştırmaya sevk eden şey doğal olmayan tüm beslenme şekillerinin ve ürünlerin insan sağlığını tehdit edici bir yönünün olduğu ve bunun araştırılıp araştırılmadığını merak etmemizdir.

BilimarT:Biyoloji
Halk İçin Bilim

Anahtar: , , , , ,

Bölüm: Gıda ve Sağlık | 28 yorum »

28 yorum

  1. admin diyor ki:

    İngiltere’de Avam Kamarası Gıda ve Çevre Komisyonu, 6,000 gıda maddesi, ilaç ve içeceğin içinde bulunan yapay tatlandırıcı “Aspartam”ın kansere yol açabileceği uyarısında bulundu.

    “Aspartam”ın kansere neden olduğuna dair ciddi ve güvenilir deliller bulunduğunu belirten komisyon Başkanı Liberal Demokrat Parti milletvekili Roger Williams, bu maddenin kolalı içecekler, çocukların tercih ettiği kahvaltı gevrekleri, çikolatalar ve hatta çocuklar için üretilen bazı şuruplarda kullanıldığına dikkat çekti.

    İngiltere’de araştırma yapan bazı bilimadamları da Komisyon’un çağrılarına destek vererek, Aspartam içeren gıda maddeleri ve ilaçların raflardan kaldırılmasını istedi. Aspartam’ın İngiltere’deki hangi gıda maddelerinde bulunduğunu geniş bir liste olarak yayımlayan Daily Mail gazetesi de aileleri çocuklarını bu yapay tatlandırıcının kullanıldığı ürünlerden uzak tutmaya çağırdı.

    Gazete, bu ürünlerin arasında meyveli yoğurttan dondurulmuş tatlılara, dondurmadan naneli şekerlere, düşük kalorili gıdalardan ilaçlara, sakızdan meyveli içeceklere kadar pek çok gıdanın bulunduğunu duyurdu.

    Hürriyet, 15.12.2005

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  2. Günay diyor ki:

    Aspartam nedir?

    Aspartam, düşük kalorili bir tatlandırıcıdır. Normal şekerden 180-200 kat daha tatlıdır. Aspartam etler, tahıllar ve süt ürünleri de dahil olmak üzere bütün proteinli gıdalarda doğal olarak bulunur.

    Aspartam güvenli midir?

    Dünyanın 90′dan fazla ülkesinde gıda ve sağlık alanındaki yetkili kurumlar aspartam kullanımını onaylamıştır.
    Amerika Birleşik Devletleri’nde, son 8 yıllık dönemde yapılan geniş kapsamlı tüketim değerlendirmeleri ve diğer ülkelerde yapılan çalışmalar, günlük aspartam tüketiminin FDA ve diğer yetkililer tarafindan belirlenen kabul edilebilir günlük miktarların çok altında olduğunu göstermiştir.
    Aspartamın piyasada bulunduğu süre içinde güvenilirliği yoğun takiplerle ölçülmüş, insan sağlığına etkisi ve yanlış bilgiler (beyin kanseri, MS, lupus hakkındaki söylentiler) karşı delil göstermek amacıyla gözetim altında tutulmuştur.
    Aynı zamanda Dünya Sağlık örgütü’nün Gıda Katkı Maddeleri uzman Komitesi, Avrupa Ekonomik Topluluğu Yiyecek Bilimsel Komitesi ve A.B.D Yiyecek ve ilaç Dairesi tarafindan uzun yıllar boyunca incelenmiş ve güvenli bulunmuştur.

    Dış bağlantılar [değiştir]
    Aspartam siteleri [değiştir]f4st-ec.org/bulten/2007/01/tr/urban_legends.html Aspartamla ilgili şehir efsaneleri
    – FDA web sitesi
    European Food Safety Authority Avrupa Gıda Güvenlik
    European Food Safety Authority Avrupa Gıda Güvenlik

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  3. admin diyor ki:

    Öncelikli olarak şu istatistikten başlayalım:

    Dünyanın 90′dan fazla ülkesinde gıda ve sağlık alanındaki yetkili kurumlar aspartam kullanımını onaylamıştır.

    Bu ifade -kusura bakmayın- aldatıcıdır. Bu tür konularda önemli olan nicelik değil niteliktir. 90 değil, 9000 ülke de onaylasa doğal beslenme dışındaki her tür maddenin hangi açıdan, ne derinlikte, kaç kez incelendiği önemlidir. Yapılan hatalardan birisi de incelemelerin gelişen teknolojilere paralel olarak güncellenip güncellenmediğinin kontrol edilmemesidir.

    Elektronik sigaraların ülkemizde satışının onaylanmış olması ne bunun zarar ve yararları üzerine araştırma yapıldığını ne de bu ürünün zararsız olduğunu ispatlar.

    Sorun da burada başlamakta: Acaba ülkelerin sağlık mevzuatları “gerçekten” vatandaş merkezli mi? Dünyanın 40 ülkesinde faaliyet gösteren, hemen her alanda ürünleri bulunan, bir çok sekötrü ele geçirmiş, dünyanın en büyük ikinci şirketi olduğu halde asla borsaya açılmayan bir şirket düşünün, sizce ürünlerinin güvenliğine ilişkin yasal mevzuatların belirlenmesinde söz sahibi midir, değil midir?

    Yakın zamanda FDA tarafından 1940lı yıllardan bu yana güvenililir olduğu düşünülen, çocuk felci aşısı gibi, ciddi aşıların bir çoğunun zararlı oldukları ve yüksek oranda gelişme çağındaki çocuklarda yan etkilerinin bulunduğu kabul edilmiştir.

    FDA kurulunun UNICEF ve WHO’dan temsilcilerin de bulunduğu aşı ile ilgili görüşmelerinde, ABD’de hızlı bir şekilde yeni kuşak aşılara geçilmesi gerektiği ancak FDA’nın mevcut aşıların zararları ile ilgili bir çaıklama yapmasının doğru olmadığı, hele Afrika ve Asya ülkelerinde aşılanma ile ilgili sorunların onların sorumluluğu olduğu söylenmiş, tutanaklara geçmiş, gerek UNICEF gerekse WHO temsilcisi konuya kayıtsız kalmışlardır.

    Aspartamla ilgili haber yapmamızın sebei de bu, bizim uzmanlarımız, tröstlerin ve tekellerin baskınlarından muaf, vatandaş temelli araştırmalar yapmadığı sürece doğal olmayan ürünlerin hiç biri sağlıklı kabul edilemez.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  4. fulya diyor ki:

    Bu konuda o kadar çok yazı okudum ki aklım iyice karışmaya başladı. sonunda Coca-Cola danışma hattını bile aradım. siz de sorularınız varsa 0800 261 19 20 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
    Gıda denetim derneğinin aspartam, kolalı içecekler ve daha bir çok konudaki kısa bilgilendirici yazıları için http://www.ggd.org.tr/asparagas.asp linkini tıklayabilir ve konu ile ilgili birkaç uzman görüşü okuyabilirsiniz.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  5. admin diyor ki:

    Sevgili Fulya,

    Bir önceki yorumda çıkış noktamızı özetlemeye çalışmıştık, siz de orayı incelerseniz iyi olur.

    FDA ve benzeri kurumların nasıl çalıştığı malum. Özellikle Afrikalı çocuklar ve eski tip aşıların çocuklar üzerine etkileri konusunda takındıkları tavırdan sonra güvenilirliğinin kalmadığını belirtmeme gerek yok sanırım.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  6. julven diyor ki:

    sitaniz süper olmuş kutlarım

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  7. belma diyor ki:

    ben coca cola konusunda FDA mevzusuna pek katılmayacam sonucta bu urunlerin onaylanmasında daha birçok saglık orgutu rol oynuyor, coca cola dediginiz urun tum dunyada satılıyor. aspartam dedigimiz madde de yalnızca zero’nun içinde degil tum light urunlerde kullanılıyor. zeroyla bagdastırmak dogru gelmedi. ama çok tesekkurler bilgiler çok guzel

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  8. BilimarT diyor ki:

    Peki, biraz belgesel konuşalım:

    Aspartam, şekere göre yaklaşık 200 kat daha tatlı fakat düşük kalorili bir yapay tatlandırıcıdır. Aspartam, FDA tarafından onaylandığı 1976 senesinden bu yana şekersiz çikletlerden nefes kokusunu giderici şeritlere, vitamin haplarından sodalı içeceklere kadar yaklaşık beş binin üzerindeki mamulde kullanılmaktadır.

    Buraya kadar sorun yok…

    Gelelim biraz da detaylara:

    Aspartam, kimyasal yapisi itibariyle aslında bir nörolojik toksin. Kan plazma seviyesinde artış gösterdiği taktirde serbest radikal aktivitesini arttırarak beyin hücrelerinin zarar görmesine yol açabiliyor. Sonuç, diyabetten depresyona, Alzhemier hastalığından beyin tümörlerine kadar uzayan bir yan etki listesi.

    Bir araştırmaya göre 49 üst düzey FDA yöneticisinden 37’si, FDA’den ayrılır ayrılmaz davalarında çalıştıkları büyük şirketlerde çalışmaya başlıyorlar… Bununla bitmedi. Ocak 1993 senesinde Amerikan Diyetetik Birliği, aspartamın bir numaralı üreticileri arasında gösterilen NutraSweet şekersiz diyet ürünleri şirketinden tam yetmiş beş bin dolar yardım alıyor!

    FDA, İngilizce adıyla “Food and Drug Administration”, Türkçe adıyla “Gıda ve İlaç Dairesi” diye bir kurum var Amerika’da. Bu kurum, Amerikan hükümetinin sağlık hususundaki en önemli kurumudur. Öyle ki şimdiye kadar piyasaya çıkmış bütün ilaçların ruhsatı ve bütün gıda ürünlerinin üzerine yazılan sağlık iddialarının onayı bu kurum tarafından verilir. Bu kurumun onayını taşımayan bir ilacın gümrükten geçirilmesi neredeyse imkansızdır.

    FDA’da yaklaşık 20 sene görev yapmış olan doktor David Graham’in da açıkladığı gibi FDA’nın şu anki kaynaklarının %80’i yeni ilaçları olabildiğince çabuk onaylamak üzere düzenlenmiştir. İlaç güvenliği için harcanan kaynakların oranı ise %5’in altındadır! Dr. Graham ilaç güvenliği ile ilgili su korkutucu gerçeği de sözlerine eklemektedir:

    “Herhangi bir ilacın ilgili hastalığa iyi gelip gelmediğini FDA kendisi araştırıyor olmasına rağmen, o ilacın güvenli olup olmadığı konusundaki araştırmaları ilacı pazarlayan firmaya bırakmaktadır. Dünya piyasasındaki hangi ilaç firması sizce kendi ilacının güvenliğini ya da yan etkilerini araştırırken 100% adil olabilir?”

    Şu an hem FDA’daki pozisyonundan, hem de önceki sorumluluklarından mahrum bırakılmış olan doktor Graham, Vioxx adli ilaç dahil tam 10 diğer ilacın piyasadan toplatılmasına çalışmıştı. Artrit hastalığı için önerilen Vioxx’un kalp hastalığı riskini neredeyse 500 defa arttırdığına ilişkin klinik araştırmalara ve Graham’in bütün uyarılarına rağmen FDA bu ilacı toplamadan önce tam iki sene ve yaklaşık 100 binin üzerinde masum vatandaşın ölümünü bekledi!

    Nasıl oluyor da artirit hastalığına çare olarak geliştirilen bir ilaç bu kadar kişiyi öldürebiliyor? Bunun yanıtı çok basit. FDA kurumu, ilaçların yan etkilerini ve potansiyel tehlikelerini bile bile ilaçları piyasaya sürüyor. Bundan maksatları, bizleri kobay olarak kullanarak ilgili ilacın gerçekten de beklenen belirtileri gösterip göstermeyeceğini gün ışığına çıkartmak. Profesör Garry Null’un araştırmalarına göre 1976 ve 1985 yılları arasında ruhsat verilen 198 ilaçtan 102’sinde (yarısından fazlası) ilacın öldürücü yan etkileri bal gibi bilinmesine rağmen piyasaya çıkartılıp denemesinde mahsur görülmemiştir!

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  9. BilimarT diyor ki:

    Devam edelim…

    On August 1, l985 the FDA’s own toxicologist, Dr. Adrian Gross, told Congress at least one of Searle’s studies “has established beyond ANY REASONABLE DOUBT that aspartame is capable of inducing brain tumors in experimental animals and that this predisposition of it is of extremely high significance. … In view of these indications that the cancer causing potential of aspartame is a matter that had been established WAY BEYOND ANY REASONABLE DOUBT, one can ask: What is the reason for the apparent refusal by the FDA to invoke for this food additive the so-called Delaney Amendment to the Food, Drug and Cosmetic Act?”

    The Delaney Amendment makes it illegal to allow any residues of cancer causing chemicals in foods. In his concluding testimony Gross asked, “Given the cancer causing potential of aspartame how would the FDA justify its position that it views a certain amount of aspartame as constituting an allowable daily intake or ’safe’ level of it? Is that position in effect not equivalent to setting a ‘tolerance’ for this food additive and thus a violation of that law? And if the FDA itself elects to violate the law, who is left to protect the health of the public?”

    Kaynak: Congressional Record SID835:131 (August 1, l985)

    Kaynağa dikkat edin lütfen…

    http://www.wnho.net/halt_the_spin_on_bogus_studies.htm adresinde FDA in gizlediği aspartam raporunun orjinalini bulabilirisiniz.

    http://www.newmediaexplorer.org/sepp/2007/04/17/new_study_by_ramazzini_institute_confirms_aspartame_carcinogenic.htm adresinde düşk dozların bile kanser sebebi olduğunu gösterir çalışmanın raporunu bulabilirisiniz.

    WORLD NATURAL HEALTH ORGANIZATION isimli siteden de benzer konularda başka yazılara da ulaşabilirisiniz.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  10. Emir Çalışkan diyor ki:

    peki madem aspartam zararlı dolayısıyla kola da zararlı ihraç etmesinler kola. aslında bununla da kalmaz ya. bizim ülkemizde de kola fabrikaları var. bunları da kapatmak lasım. 2 hafta kadar önce yalan olmasın LÖSEMİ HAFTASI nın kutlandığı hafta yapılan açıklamaya göre kola ve asitli içecekler LÖSEMİye neden oluyormuş. biz de okulca karar aldık o gün Sayın Üstün Dökmen ile okulda kola ve asitli içecek satılmayacak diye. fakat hala satılıyor. karar bi işe yaramadı. bunların yasaklanması gerekir bence. yurt dışından LÖSEMİ ilacı getirtmek pahalı oluyor ama Türkiye’de de üretilmiyor. En sonunda benim sorduğum bir soru sonrasında ben ve Sayın Üstün Dökmen ileride bir ilaç fabrikası açacağız. bunu söylememdeki amaç şu: İÇMEK İSTEYEN KOLA İÇSİN KANSER YADA LÖSEMİ OLURSANIZ BENİ BULUN GEREKLİ İLAÇLAR BENDE OLACAKTIR…

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  11. Emir Çalışkan diyor ki:

    birşey sormak istiyorum. aspartamım bu kadar zararlıysa zararını açıklayan ve yayımlayan birimler yada yetkililer aspartam kullanımını yasaklamak için her hangi bir dava açamıyorlar mı? yada herhangi bir yaptırım uygulanamıyor mu?

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  12. BilimarT diyor ki:

    bu işler para ve siyasş destek gerektiriyor.

    Şu aspartamla ilgili bir örnek:

    Cumartesi günü kızımı da alıp, merter de açılöış olan sirke gittim. 10 dakika ara verildiğinde, insanlar çadırın giriş bölümünde sigara içmeye başladı. İnanılmazdı: tek çocuklu olan belki de bir ben vardım, gerisinin yanında iki belki üç çocuk ama herkes sigara içiyordu hem de kendi çocuklarının yanında.

    bu kadar göz önünde olan şeyler için “bu kadar” duyarlı olan bir halktan, aspartam gibi hayatta adını duymadığı bir şey için araştırma falan lüks…

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  13. Emir Çalışkan diyor ki:

    aslında haklısınız. bu bir gerçek sigara bile yasaklanamazken adını bilmediğimiz bir şeyin yasaklanması sadece hayal olurdu. zaten benim ki de bi hayaldi. hani belki birileri de benim gibi düşünüyordur diye.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  14. idilgmc diyor ki:

    Aspartamın zararları açıklansa bile, insanların pek umursayacağını sanmıyorum. Sigara paketlerinin üzerinde bile uyarılar var, ama paketi alan okuma gereği duymuyor, okusa da umursamıyor! Diğer örneğim ise bazı televizyon kanallarında animasyonlarla filmler yapılıyor, küresel ısınmanın açacağı sorunlar, kanser, sigara, cep telefonlarının zararları vb. Toplumun izleyip bilinçleneceği düşüncesi beni bir anlık mutlu ediyor, ama toplumun arasında olduğumda izleyenlerin parmakla sayılacak kadar az olduğunu görebiliyorum. Aspartamın zararlarını(ki sadece aspartam değil, çoğu şeyin zararlarını) farkederlerse gerçekten şaşırırım… Ama aspartamın zararlarını farkedip, ertesi gün “Coca-Cola Zero zararsızmış…” demezlerse o zaman şok olurum işte…

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  15. bilimart diyor ki:

    Bu zekice bir düşünce :)

    Esasen sorun zarar – yarar sorunu değil galiba, çok keyif düşkünü bir toplum mu olduk ne?!!

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  16. idilgmc diyor ki:

    Fazlasıyla… Ama anlamadığım nokta şu, biz mi keyif düşkünü olduk yoksa birileri bizim keyif düşkünü olmamızı mı istedi?

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  17. bilimart diyor ki:

    insanoğlunun temel niteliklerinde mevcuttur keyif düşkünlüğü… ama zararına keyif düşkünlüğü biraz garip… e tabi birilerinin kar hırsları bizim bu özelliğimizle birleşince ortaya böyle güzel “kare”ler çıkıyor.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  18. idilgmc diyor ki:

    Güzel (!) “kare”ler… :)

    Bu bana tıpkı “reklam” gibi geliyor. Demek istediğim, hani bir ürünün reklamını yaparlar, insanların beynine kazınır bir süre sonra. Burda birileri bizi bir şekilde etkiliyor. Daha sonra, cep telefonlarında olduğu gibi, insanlar aslında ihtiyaçları olmadığı halde sırf almak için almaya başlarlar. Zarar kısmını zaten önemseyen yoktur, olmaz da!

    Aynı olay burda da geçerli sanki, bizim temen niteliklerimizde bulunan keyif düşkünlüğüne birileri bir şeyler ekleyip, güzelce harmanlayıp bize geri sunuyor. Bize o kadar normal geliyor ki zararlar… “Bugüne kadar cep telefonunun yaydığı radyasyondan kim ölmüş ki?” gibi sorular soruluyor, “Doğru ya, olacak iş değil.” diye cevaplar alınıyor… Ne yapılabileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum, ama sonuç nedense bana uzak geliyor. Ya da yakın olabiliyor, ama yürümeyeceğini düşünüyorum.

    Kim bilir, belki de önyargılarımı yıkmalıyım önce… :)

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  19. BilimarT diyor ki:

    Bence zaten çok uzun mesafeler katetmiş birisi olarak, çoook uzun bir yolun büyük bir kısmını tamamlamışsın…

    bu ifadeleri okurken, bir meslektaşımla konuştuğum hissine kapılıyorum her an…

    seni tebrik etmekten kendimi alamam :)

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  20. idilgmc diyor ki:

    Benim de bunun için size teşekkür etmem gerek açıkcası. Çok farklı bakış açılarına sahibim sayenizde.

    O yüzden tekrar tekrar teşekkürler… :)

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  21. demir diyor ki:

    ya benim anlamadığım gerçekten bu kadar zararlı bir madde olsa tonlarca saglık bakanlıgı tarafından onaylanır mıydı? gıda güvenligi derneginde bile aspartamın birçok urunde belirli miktarlar cercevesinde kullanıldığı yazıyor. demek ki o kadar tehlike teşkil eden bir madde degil. ben light urunleri oldukca kullanıyorum da, hepsinde de bulunuyor nerdeyse

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  22. idilgmc diyor ki:

    “Aspartam, aspartik asit ve fenil alanin aminoasitleri ile metanolden oluşuyor. Bu üç maddeyi bir arada tutan kimyasal bağlar çok kuvvetli olmadığı için de sindirim veya uzun süreli uygun olmayan depolama sırasında da kolayca parçalanarak formaldehit, formik asit ve aspartil fenilalanin diketopiperazin adı verilen zehirli yan ürünlerin oluşumuna sebep oluyor.

    Özellikle aspartam üreticileri tarafından aspartam isimli kimyevi maddeye olumsuz eleştiriler yönelten kişilere karşı, bu ürünün içeriğini oluşturan maddelerin gıdalarda doğal olarak bulunduğu söylense de gözden kaçırılan bir gerçek var: Bu aminoasitler gıdalar içinde proteinlere bağlı olarak bulunurlar ve sindirim sırasında bu maddeler kontrollü olarak vücuda salınır.”

    Sizce tehlike teşkil eden bir madde değil mi?

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  23. denizalbayrak_ diyor ki:

    Aspartam’ın ’u vücut içinde ince bağırsaklarda methanole dönüşmektedir. Bu methanolün büyük bölümü bağırsaklardan emilerek hızlıca formaldehite çevilmektedir. Metanol insanlar için ileri derecede toksik olduğundan bu tartışmaların odak noktası olmuştur.

    Aspartam içindeki fenilalanin aminoasidi, fenilketonüri hastaları için zararlıdır. Bu yüzden fenilketonuri hastaları aspartam içeren diyet kola veya diyet ürünü tüketmezler.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  24. Emir Çalışkan diyor ki:

    idil haklısın. tehlike teşkil eden bir madde bu aspartam. tamam kullanılmaması gerekli. fakat sence bunu üretenler zehirli olduğunu bile bile içmiyorlar mı? Bence içiyorlar. fakat suç bizim. insanoğlunun. zararlı olduğunu bilenler bildiklerini anlatsa bile bilmeyenler veya öğrenenler içmeye devam edecektir. artık kola hayatımızın bir parçası olmuş zevk olmaktan çıkarak İHTİYAÇ-GEREKSİNİM halini almışt ır.

    ayrıca yapılan yorumları okuyan bir insanın adı geçen bütün Biyoloji terimlerini bilmesine gerek yok. fakat biraz da cahil olmaması lazım. aspartam ın ne olduğunu bilmeyen milyonlarca kişiye anlatsanız bile çoğu anlamayacaktır. ama bir musibet örneği gösterebilsek belki her şey çok değişik olurdu değil mi??!!

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  25. denizalbayrak_ diyor ki:

    Ama Aspartamın öyle bir durumu yok ki! Sebep olduğu hastalıklar: Parkinson
    Kanser
    Sara…
    Bu sigara gibi değil ki bunlara sebep olduğu biliniyor ama “sigara içiyordu akciğer kanseri oldu” derken birisine “kanserinin sebebi aspartam” derseniz ciddiye bile alınmazsınız. Doğalgaz borularının kontrol edilmesi için dört öğrencinin ölmesi, kuyuların, derelerin üstünün kapatılması için küçük bir kızın kilometrelerce sürüklenerek boğulması gereken bir ülkede siz kime açığa çıkardığı yan ürünler zararlı diye bir maddeyi kullanmamasını söyleyeceksiniz.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  26. Altuğ Gür diyor ki:

    Öncelikle başkalarının tek bir yönde verdiği bilgileri alıp bunun üzerine fikir yürütmektense konu hakkında uzman kuruluşların araştırma sonuçlarına ulaşıp bakmayı, yani bilinçli insan olmayı öğrenelim. Aşağıdaki siteleri incelemenizi öneririm. Ondan sonra “uzmanlığı kendinden vakıf” admin’in verdiği bilgilere bir daha bakın, yanlı yorum nasıl yazılırmış, bilimsel gerçekler nasıl çarpıtılırmış görün.

    snopes.com/medical/toxins/aspartame.asp
    urbanlegends.about.com/library/blasp.htm
    web.mit.edu/newsoffice/1998/aspartame-0916.html
    gidabilimi.com/forum?func=view&id=1977&catid=43

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  27. BilimarT diyor ki:

    Peki, “uzmanlığı kendinden vakıf” admin olarak, eleştirileriniz ve ilginize teşekkür ederim. Kullanmış olduğunuz dilden etkilenmemek mümkün değil gerçekten. Sağolun.

    Adım adım gidelim:

    1. Öncelikle, bizi suçlamayınız… Bu ve benzeri yazılarımızı her zaman yoruma açık bırakıyoruz ki, hatalı cümlelerimizi sizin gibi arkadaşlarımız düzeltsin. Hata yapmaktan korkan insanlar değiliz biz.

    2. Verdiğiniz siteler için teşekkür ederiz ancak prensip olarak, sizin verdiğinizden daha “ciddi” siteleri incelemeden bir yargıya varmıyoruz. Yazılarımız hazırlanırken incelemelerden sonra yayına giriyor. Buna rağmen verdiğiniz siteleri yeniden inceledik.

    3. snopes.com sitesinin ünü büyük… Ancak bu sitenin yaptığının “bize karşı yönelttiğiniz eleştiri”lerden çok daha fazlasını hakeden yanları vardır. Bu site, Barbara ve David Mikkelson çifti tarafından yayına hazırlanan, ticari kaygı ile üretilmiş ve buna uygun yayına devam eden bir sitedir, ticari zekanın bir ürünüdür. Konumuzla ilgili verdikleri bağlantı ve görüşler ise zaten bu konuda otorite olduğunu iddia eden, ancak halk sağlığından daha çok firmaların karlarını düşünerek karar veren kurumların görüşleridir. Zaten biz bu kurumlara güveniyor olsa idik bu tip yayınlara gereksinim duymazdık.

    4. Kaldı ki, snopes.com 1998 tarihli bir e-posta zincirindeki “söylenti” şeklindeki iddialar için şehir efsanesi demektedir.

    (Bu e-posta ile ilgili) verdikleri linklerin tarihleri ise şöyle:

    FDA – 1994 / The Lancet Makalesi – 1999 / American Council on Science and Health – 1999 / Beware The E-Mail Hoax: The Evils Of Nutrasweet (Aspartame) – 1998 ve son olarak CNN makalesi 1999

    Kaldı ki, bizler de bu tip e-posta tabanlı dayanaksız ifadelere karşı tepkiliyiz.

    5. Verdiğiniz ikinci link, urbanlegends.about.com makalesi de aynı tarihl iolup (1999) aynı e-posta kaynaklı “dayanaksız” söylentiler üzerinedir ve aynı cümleleri replike etmektedir.

    6. Verdiğiniz 3. link, MIT kaynaklı “haber”, 1998 tarihli olup aynı konu üzerine odaklanmaktadır. Orada da yazıldığı gibi, bir kerelik bir analitik çalışma yürütülmüş, (çalışmanın şekli ve içeriği belirsiz) buradan alınan sonuca dayanarak da aspartam güvenilirdir sonucuna varılmıştır. Ki, doğal olarak bundan kuşku duyma hakkına sahibiz ve bu hakkımız da her zaman saklı olacaktır.

    7. Gıdabilimi.com isimli dördüncü linkiniz içeriğini f4st-ec.org sitesinde yayınlanan “şehir efsanesi” isimli kitapçıktan birebir alıntıdır. ancak ifadeleri dikkatle okumanızı tavsiye ederim:

    - Aspartam tesadüfi olarak 1965 yılında bulunmuştur.

    - 1974 yılında gıdalarda kullanımı önerilmiştir.

    - 1981 yılında FDA tarafından kullanılması onaylanmıştır.

    ancak yazının içeriğinde (komik bir şekilde) 90 yıldır gıdalarda kullanıldığı söylenmektedir.

    Herneyse, oturup -tarzınızı doğru bulmasam bile- yorum yazma zahmetine katlanmış olduğunuz için tane tane ve kibar bir şekilde size verdiğiniz linkleri açıklamaya çalıştım. Şimdi bizim yazımıza dönelim.

    Özellikle aspartam üreticileri tarafından aspartam isimli kimyevi maddeye olumsuz eleştiriler yönelten kişilere karşı, bu ürünün içeriğini oluşturan maddelerin gıdalarda doğal olarak bulunduğu söylense de gözden kaçırılan bir gerçek var: Bu aminoasitler gıdalar içinde proteinlere bağlı olarak bulunurlar ve sindirim sırasında bu maddeler kontrollü olarak vücuda salınır.

    Bu durum sanıyorum ki açık: Bazı savunucu iddialar sıradan insan için anlamlı olabilir ancak bizim için anlamlı değil. Devam edelim:

    Bilimadamlarınca aspartam tüketilmesinin tetikleyebileceği bazı rahatsızlıklar şunlar: beyin tümörleri, sara, Parkinson, Alzheimer, zeka geriliği, lemfoma ve şeker hastalığı.

    İfademiz gayet açık: TETİKLEYEBİLECEĞİ

    Gönül isterdi ki, ülkemizin bu ve benzeri gıdaları denetleyen bir sağlık birimi bulunsun, bulunmasının yanında ciddi araştırmalar yapsın, yaptırsın ve ülkemize ait kullanım kriterleri konulsun.

    Ancak hepimizin bildiği üzere bir çok alanda olduğu gibi bu alanda da ciddi bir boşluk bulunmakta. Biz yukarıdaki bilgilerin hemen hemen tümünü internette yürüttüğümüz araştırmalar neticesinde elde ettik. Dileyen kişiler aynı arama sonuçlarına dünya üzerinde milyonlarca kişiye açık makaleler üzerinden erişebilirler. Önemli olan, bu tip konularda prensip sahibi olmak ve tüketen insan olmak yerine gıda ve sağlık alanında istsinasi durumlara tahammülü olmayan bilinçli birer bireye dönüşmek.

    Bizi bu araştırmaya sevk eden şey doğal olmayan tüm beslenme şekillerinin ve ürünlerin insan sağlığını tehdit edici bir yönünün olduğu ve bunun araştırılıp araştırılmadığını merak etmemizdir.

    Son paragrafta da ortaya koyduğumuz gibi, biz doğal olmayan gıdaların tüketimine karşıyız. İşin bir başka yönü de, bu tip ürünleri denetleyen bağımsız kurum ve kuruluşların bulunmamasıdır.

    Sonuç olarak bizler, aspartam zararlıdır ifadesinden daha çok, “acaba birileri sağlımızı ticari kar için hiçe mi sayıyor?” diyoruz.

    Bu maddenin, doğal olmayan bu maddenin kullanılmasını engelleyen bir durum gösterir bir örneğiniz var mı? diye sorabilirsiniz… Ancak asıl soru bu durumun tersidir: Bu ürünü ticari olarak piyasaya süren kurumlar, şüpheleri ortadan kaldıracak ne yaptılar?

    Hepimiz biliyoruz ki, 98 yılında internete verilen bu zincir e-posta ve benzer postalar bazen ciddi şikayetlerin önünü kesmek, asıl iddiaları daha baştan komik duruma düşürmek için kurumların kendileri tarafından da üretilebilmektedir.

    Umuyorum ki, bu yorumu sakin sakin sonuna kadar okuma cesaretini göstermişsinizdir. Ve yine umuyorum ki, “uzmanlığı kendinden vakıf” bu admin tarafından yazılan yazıyı bundan sonra daha iyi niyetle okur, daha uygun bir tarz kullanarak yorum yazarsınız.

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

  28. ogün diyor ki:

    U.S. Food and Drug Administration and European Food Safety Authority established acceptable daily intake levels of 50 and 40 mg/kg bw/day, respectively.Acute, subacute and chronic toxicity studies with aspartame, and its decomposition products, conducted in mice, rats, hamsters and dogs have consistently found no adverse effect of aspartame with doses up to at least 4000 mg/kg . Critical review of all carcinogenicity studies conducted on aspartame found no credible evidence that aspartame is carcinogenic.The studies provide no evidence to support an association between aspartame and cancer in any tissue.

    Crit Rev Toxicol. 2007;37(8):629-727

    Aspartame: a safety evaluation based on current use levels, regulations, and toxicological and epidemiological studies

    sonuç: güvenlidirler.
    her bir tabletin 10,20 ve 40 mg olduğu kabul edilirse 70 kg olan biri için 7000 tane güvenli olarak görülmekte,saygılarımla…

    Yazı içeriğini uygun bulmuyorsanız bize bildiriniz...

Yorum yapmak ister misiniz?

- Why ask? This confirms you are a human user!