Köle değil öğretmen! | Bu yazıyı öner!
Öğretici, belleten, öğrenme işini görev edinmiş; önce çocukların, sonra gençlerin öğrenmelerini kolaylaştıran, yol gösteren, yeteneklerini geliştiren, önderlik eden, model olan insanlar.
Sevgili öğretmenler.
Saygıdeğer hocalar.
Öğretmen, bir yetenek madencisidir. Yedi kat yer altından kömür çıkartan madenci gibi öğretmen de “öğrencilerdeki yeteneği” bulucu, ortaya çıkarıcı, önünü açıcı, yüreklendirici ve yetenek parlatıcısıdır.
Anne baba başaramaz.
Yeteneği, ilk öğretmen hisseder.
Hiç düşündünüz mü?
Hayal ettiniz mi?
İlköğretimde sınıf başına ortalama 60, liselerde ise derslik başına ortalama 53 öğrencinin toplandığı; eleştiri esprisine sahip, hem zeki ve hem çalışkan hem de haylaz olabilen ve büyük çoğunlukla öğretmenlerini “yaşlı ve sıkıcı, dersleri de bunaltıcı” bulan ele avuca sığmaz çocukları zaptetmek nasıl bir iştir?
Öğretmenlik kolay görünür.
Zor meslektir.
iii
Dünya’nın en ileri ülkeleri ABD, İngiltere, Japonya, İsveç, Finladiya’da da zor, Türkiye’de ise çok daha zor meslektir.
Türk öğretmeni köledir.
Köleleştirilidi.
Köle şartlarında yaşatılıyor.
Köle şartlarında çalışıyorlar.
Öğretmen maaşı düşük.
Çok düşük.
Çoğunluğu halk çocuğu.
Yoksul ailelerden geliyorlar.
Öğretmenlerin:
Yüzde 48’i ek iş yapıyor.
Yüzde 57’si kirada oturuyor.
Yüzde 82’si bankaya borçlu.
Yüzde 34’ü tüketici kredisi…
Yüzde 29’u otomobil kredisi…
Yüzde 14’ü konut kredisi borçlusu…
Yüzde 49’u “yeni bir takım elbise alırken çok zorlanıyorum” diyor. Yüzde 36’sı maaşlarından her ay ancak 25 YTL’yi sosyal yaşamda gelişme ve etkinlik için ayırabiliyor.
Okulların:
Yüzde 46’sının bahçesi dar.
Yüzde 49’u kalabalık.
Yüzde 52’si derslik sıkıntısı içinde, yüzde 50’sinin sıra-masa-tahta türü donanım eksikliği var. Yüzde 65’inin ders aracı yok. Yüzde 66’sının tuvaleti bakımsız. Tek bir tuvaleti ilk öğretimde 117, liselerde 145 öğrenci kullanıyor. Her dört okuldan 3’ü (yani okulların yüzde 74’ü) dönem başlarında veli ve öğrencilerden toplanan harçlık, katkı payı türü yardımlarla ayakta duruyor. Derslik başına ilköğretimde 60, liselerde 53 öğrenci düşüyor.
Müzik odası yok.
Dil laboratuvarı da yok.
(Kaynak: Eğitim Emekçileri Derneği ve Eğitim Sen’in yaptırdığı son araştırmalar)
***
İlköğretim ve liseler dahil 600 bin öğretmen var ancak bunların 100 bini ücretli ve vekil öğretmen olarak çalıştırılıyor. Ülkenin doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde yaşları 22-25 yaş arasında genç öğretmenler sözleşmeli olarak ayda 280 YTL ücretle çalışıyor. Sözleşmeli olmayanların aylığı ise 800 ile 900 YTL arasında… Yılda yaklaşık 7 bin 500 dolar ediyor. Avrupa ülkelerinde ise öğretmenler yılda ortalama 30 ila 40 bin dolar maaşla çalışıyor.
Okullarda öğretmen açığı var.
200 bin öğretmen ise işsiz.
15 yıl okumuş.
Öğretmen olmuş.
İşsiz.
15 yıl okumuş.
Öğretmen olmuş.
Ayda 280 YTL’ye çalışıyor.
Eli mahkûm çalışıyor.
Yani çalıştırılıyor.
Öğretmen değil köle.
Ve tablo buyken onlar; hem zeki ve hem çalışkan, hem de haylaz olabilen ve büyük çoğunlukla öğretmenlerini “yaşlı ve sıkıcı, dersleri de bunaltıcı” bulan ele avuca sığmaz bir sınıfa doldurulmuş 60 çocuğun içindeki yeteneği bulup parlatmaya uğraşırlar.
Onlar saygıdeğerdirler.
Bugün Öğretmenler Günü.
Kutlu olsun.
Köle değil öğretmen! - Necati Doğru (Vatan) - 24 Kasım 2007
BilimarT

Yorumlar (Siz ilk Olun!)
Henüz bir yorum yok, Siz ilk olabilirsiniz.
Bir şeyler söyle