Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Bu yazıyı öner!
Bilimsel ilerlemeye paralel olarak, insanoğlu teknik yeteneklerini arttırdıkça, çevresine karşı sergilemiş olduğu “kendisi için kullanma” mantığında daha da uzmanlaşmıştır. Biyoteknolojik gelişmelere paralel olarak yaşadığı sorunları aşmak için aktif adımlar atmıştır.
Canlıların insan türünün lehine genetik nitelikleri ile oynayarak yeni canlılar elde edilmesi biyoteknolojinin 1980′lerden bu yana ağırlık verdiği konulardan birisidir. Bu şekilde elde edilen organizmalar “Genetiği değiştirilmiş organizmalar” (GDO), bu canlılardan elde edilen ürünlerde “Genetiği değiştirilmiş ürünler” (GDÜ) olarak adlandırılmakta.
Dünya nüfusu bütün nüfus planlamalarına rağmen hızla artıyor. (http://www.xist.org/earth/his_history1.aspx). Doğaldır ki, her yaşam ortamının mevcut koşulları altında belli bir taşıma kapasitesi var. Daha fazla insan demek, daha fazla besin ihtiyacı demek. Aynı zamanda insan sayısı arttıkça belli başlı doğal çözümü olmayan hastalıkları taşıyan bireylerin sayısı da artmakta.
Artan insan nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için klasik yöntemler olan tarım alanı açmak, daha fazla ürün yetiştirmek artık dünyanın mevcut durumu için çok da mantıklı ve uygulanabilir bir çözüm olarak görünmediğinden, bilim adamları ve şirketler el ele “mevcut üretimin verimini arttırma” çalışmalarına bel bağladılar. Biyoteknolojik yöntemlerin de gelişmesi ile birlikte, klasik yöntemlerle üretilen bazı ürünleri mikroorganizmlardan veya yüksek yapılı canlılardan üretmenin de önü açıldığında artık bunların da verimini arttırma veya daha da ileri giderek canlıyı ihtiyaçlar doğrultusunda düzenleme isteği doğdu.
BilimarT
Biyoetiketler: Biyoteknoloji, GDO

Yorumlar (Siz ilk Olun!)
Henüz bir yorum yok, Siz ilk olabilirsiniz.
Bir şeyler söyle