Eğitim

Eğitim Sistemimiz Neden İyi Değil? | Bu yazıyı öner!

↓ Yazıya geç!

Öncelikle bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum: Yazı, bir “önyargı” olarak, sisteminin iyi olmadığını söyleyerek başlıyor. Bu nedenle sisteminde bir sorun gör(e)miyorsanız, bu başlık size uygun değildir.

İkincisi, sisteminin tamamen iyi yada tamamen kötü olduğu tartışılmamakta yada bu yargılardan her hangi birisi desteklenmemektedir. Ancak mevcut durum şudur ki, insanların büyük bir kısmı, özellikle de öğrenciler ve veliler, sürekli sisteminin iyi olmadığından yakınmaktadır. Bu yazı özellikle de bu kesime hitaben kaleme alınmıştır.

, bir şekillendirme ve yeniden üretme sürecidir. Bu anlamdan hareket ederek, bu sürecin içinde etkin olarak rol alan herkesin “eğitimci” olduğu söylenebilir. Burayı hafife almamak gerek, boş zamanlarınızda arkadaşlarınızla sohbet ederken, MSN kullanırken, kitap okurken, yemek yaparken, yola tükürürken, kısa/uzun etek giyerken, cep telefonu modeliniz veya markanızla öğünürken ve hayatın içinde daha birçok eylemi gerçekleştirirken sizi izleyen, örnek alan kimseler için birer eğitimci olduğunuza dikkat ediniz.

denilnce bu kısım pek önemsenmese de durum bu. Bunun dışında, toplum içinde profesyonel anlamda bunu iş edinmiş çeşitli kiş ve kurumlar da yer alır ve genellikle kavramı gündeme geldiğinde ilk üzerine akıl yürütülen de bu kişi ve kurumlardır.

Gündelik hayat içinde bu kurumlardın içerisinde bulunmuş veya bu kişilerle diyaloga girmiş bir çok insan, özellikle bu kurumların ürünlerini ve işleyiş şekillerini beğenmediklerini dile getirmekten çekinmez. En çok kafa yorulan konulardan birisi de bu sürecin nasıl iyilşetirilebileceğidir.

“Gerçekten sistemi kötü mü?” sorusu ele alınış açısına göre çeşitli şekillerde cevaplanabilir ancak acilen cevaplanması gereken sorunun bu olmadığı kanısındayım.

Acil olan ne?

Acil olan, ülkemizde bu sürecin yeterli veya iyi olmadığını savunanlara yöneltilmesi gereken “Peki, siz ne yaptınız?” sorusunun cevaplanmasıdır.

Sıradan bir gün sabah erken saatte çıkıp bugünlerde artık pek de yadırgamadığımız alışveriş merkezlerinden birisine giderek paketlenmiş bir et ürünü aldığınızı varsayalım. Bilinçli bir tüketici olarak ilk yapmanız gereken ürünün üretim tarihi ve son kullanma tarihlerini kontrol etmek, uygun değilse almamaktır. Ama farketmediniz, dalgın bir anınıza geldi veya alışveriş merkezine duyduğunuz güven nedeniyle tarihleri kontrol etmeden ürünü aldınız, eve geldiniz ve baktınız ki et ürününde bozulma var, son kullanma tarihi geçmiş. İlk yapacağınız şey geri gidip ürünü değiştirmelerini talep etmek ve son kullanma tarihi geçmiş bir ürünü raflarında tuttukları için müşteri temsilcilerini uyarmak olur. Bunun doğru bir davranış olmadığını ve halk sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı daha dikkatli olmalarını söylersiniz. Tabii eğer bilinçli bir müşteri iseniz…

Daha da ileri gidelim, diyelim ki ürünü geri götürdünüz ama size ürün değişimi yapmayı reddettiler veya paranızı da iade etmiyorlar. Bu durumda haksızlığa uğradığınızı ve bu durumun yanlış olduğunu, size paranızı iade etmeye zorunlu olduklarını dile getirirsiniz. Tabii bilinçli bir müşteri iseniz…

Tüm bunları yapabilmenin ön koşulunun bilinçli olmak olduğu açık… Özellikle insanlar “para kaybı” söz konusu ise genellikle bu konularda dikkatli ve bilnçli olmaktan çekinmiyor, alacakları hizmetin kalitesini, şeklini, süresini, nicelik ve niteliklerini sorguluyor. Ancak konu olduğunda bu genellikle uzak bir ihtimal, özellikle aileler bu konuda hem duyarsız hem de bile isteye kör ve sağır kalmayı tercih eder haldeler.

Kaliteli ve doğru talebi sadece sözde ve kendi kendine söylenme düzeyinde kalıyor, bunun en temel sebebi de her tür hizmetin sorgulanabilmesini sağlayacak olan “bilinç”ten yoksun olmamız.

Hem öğrenciler “bilinçli alıcılar” değil hem veliler böyle olmak ve çocuklarını böyle yapmak için bir eylem içinde değil. En “kötü” sistemin bile parçalarının düzgün işlediği takdirde kısmen de olsa verimli olacağı açıkken, sistemini sadece “eğitimci”lerden ibaret saymak, veren kurumları hizmetinde tek başına bırakmak ve parçası olmayı, sorumluluğunu almayı reddettiğiniz bir sistemi eleştirmeye çalışmak olsa olsa kolaycılık ve kolay yoldan iş yapma gafletinden başka bir şey değildir.

.
BilimarT|Halk İçin Bilim

Biyoetiketler:

Benzer Yazılar

Yorumlar (Siz ilk Olun!)

Henüz bir yorum yok, Siz ilk olabilirsiniz.

Bir şeyler söyle

- Why ask? This confirms you are a human user!

eXTReMe Tracker