« Cargill olayını deştikçe!.. | Anasayfaya Dön | Biyoyakıt: Hakikaten Yeşil Mi? »

Cargill Hikayesi | Bu yazıyı öner!

↓ Yazıya geç!

Aslında bunun cevabı oldukça basit… Ama önce ’de olanları bir özetleyelim, sonra meselesinin neden önemli olduğunu açıklarız.

ABD - Minesota eyaletinde 1865 yılında kurulmuş olan, günümüzde dünyanın ikinci en büyük özel şirketi olan ; , ve risk yönetimi alanlarında hizmet veren uluslararası bir şirkettir. Halen dünyanın 61 ülkesinde faaliyet göstermekte ve 60 milyar doları aşan yıllık ciroya sahip bulunmaktadır. Bu büyüklüğüne karşın borsada işlem görmeyen bir aile şirketi olan ile ilgili veriler, çoğunlukla “estimated” (tahmini) notu ile yayımlanmaktadır. Tüm bunlara, ’in ABD siyasetindeki gücünü eklemekte yarar var.

1960′yıllardan beri ’de iş yapan , 1986 yılında İstanbul’da şube açtı. Yurt dışından getirdiği veya ’den satın aldığı hububat, yağlı bitkiler, yem ve pamuk ürünlerinin yurtiçinde ticaretini yapan ’in, üç adet yatırımı bulunuyor. Bunlardan biri fındık alanında. Hendek’te bulunan fındık işleme tesisinde işlediği fındıkları yurtdışına satıyor. Diğer ikisi ise nişasta kökenli şeker fabrikası. Mısırı işleyerek yapay tatlandırıcı üretiyor.

’in son zamanlarda gündeminde yer almasının başlıca nedeni de Bursa Orhangazi’de son açtığı nişasta bazlı şeker üretimi sağlayan fabrikası. Bir çok okuyucu durumdan habersiz ve genellikle ne var bunda diyebilir ancak bir çok uluslu şirketin nasıl kar ettiği bilnirse bu konudaki soru işaretleri de ortadan kalkar.

Ancak biz yolumuza devam edelim ve ’i ünlü yapan sürecin ayrıntılarını verelim.

, kendi deyişleriyle 2 yıl süren yer seçimi araştırmaları sonucunda, Bursa ili, Orhangazi ovası’nda 195 bin metrekare birinci sınıf arazisini “en uygun yer” olarak belirlemiştir.

Sözü edilen bölgenin birinci sınıf arazisi oluşu, Bursa 2002 yılı 1/1000 ölçekli mevzi imar planında İznik Orhangazi planlama bölgesi sınırları içinde ve bu sınırlar içinde geçerli olan İznik gölü çevre düzeni imar planı’nda tarımsal niteliği korunacak alan “sulama alanı ve uzun mesafeli koruma alanı’nda kalışı, Orhangazi ovası’nda sanayi tesisi yapmak için daha önce başvurmuş olan 6 firmanın istemlerinin reddedilmiş olması, anılan tesise izin verilmesi durumunda tarımsal dokunun tahrip edileceği, tesisin 90 bin nüfuslu bir kentin su gereksinimi olan 3.500 ton yer altı suyunu bir günde kullanarak kapalı havzanın su dengesini bozacağı ve yöredeki 100 bin zeytin ağacının suyunu keseceği, zeytin ağırlıklı bir coğrafyada mısır işleyen bir tesisin kurulmasının yanlışlığı ve açığın ithal mısır ile kapatılacağı, ayrıca tesisin 7726 hektarlık ilk aşaması tamamlanmış, 7393 hektarlık ikinci aşaması yatırımları sürmekte olan ve 1997 fiyatlarıyla 4.2 trilyon tl olan yatırım bedelinin % 10′unun gerçekleştirildiği iznik - orhangazi sulama projesinin tam ortasında kaldığı, iznik gölünü kirleteceği, sit alanı içinde yer alan medet ve karsak dereleri ile ilgili olarak koruma kurulu’ndan izin alınmadığı gerekçeleriyle, bursa kamuoyunda güçlü bir tepki oluşmuştur. Bu çerçevede Bursa büyükşehir belediyesi, tesisin organize sanayi bölgesi içinde yapılmasını önermiştir.

Bu öneriye ve gösterilen diğer alternatif alanlara sıcak bakmayan , hükümet bazında yaptığı lobi faaliyetleri sonucu, çevre bakanlığı, 23.6.1997 tarihinde, çevresel etki değerlendirme (çed) yönetmeliği’nde değişiklik yaparak, tarımsal sanayii kuruluşları için çed raporu hazırlanması zorunluluğunu kaldırmıştır.

’in nişasta fabrikası kurulmasına olanak tanıyan ilk plan değişikliği iznini, başbakanlık yüksek planlama kurulu’nun, 9.12.1997 günlü kararı ile alınmıştır. Hemen arkasından Bursa valiliği, 17.6.1998 tarihinde, nişasta fabrikasının yapımı için yapı ruhsatı vermiştir.

09.12.1997 San. ve Tic. A.Ş.’nin kurulmasına izin verildi.

7.06.1998 Bursa Valiliği İl İdare Kurulu, 1/1000 ölçekli hazırlattığı Mevzi İmar Planı’na istinaden inşaat ruhsatı verdi.

1.07.1998 Bursa 2. İdare Mahkemesi’ne hazırlanan Mevzi İmar Planı’nın İznik Nazım Planına uymadığı için dava açıldı.

4.08.1998 Bayındırlık ve İskan Bakanlığı plan değişikliğini onayladı ve ilk dava düştü.

7.06.2000 Bursa 2. İdare Mahkemesi imar planı ve yapı ruhsatının iptaline karar verdi. Ancak hükümet her nedense, yargı kararına rağmen, ’in faaliyetlerinin devam etmesinden yanaydı, mesele bakanlar kurulu gündemine geldi.

4.07.2002 Bakanlar Kurulu kararı ile (ÖZEL İZİN) faaliyetine devam etmesi uygun bulundu.

6.12.2002 Danıştay 6. Dairesi, 1/25.000 Nazım İmar Planında yapılan plan değişikliğini iptal etti.

8.11.2004 Bursa 2. İdare Mahkemesi inşaat ve yapı ruhsatını iptal etti. Yargı, şirketin yasadışı bir imar içinde olduğunu düşünmekte ancak olay burada bitmedi.

5.07.2005 ’in bulunduğu alan Bakanlar Kurulu kararı ile “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edildi.

0.03.2006 “Özel Endüstri Bölgesi” kararı hakkında Danıştay yürütmeyi durdurdu.

6.06.2006 Danıştay, “Özel Endüstri Bölgesi” kararının yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı reddetti.

9.09.2006 Orhangazi Kaymakamlığı, ’in 11 Ekim’de kapatılacağını bildirdi.

24.11.2006 Bunun üzerine TBMM’ye, 2005 yılında kabul edilmiş olan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununuyla ilgili olarak, yeni bir yasa gönderildi. Buna göre:

11 Ekim 2004 tarihinden önce gerekli izinler alınmadan, dışı kullanıma açılmış bulunan arazilerin istenilen amaçla kullanımı için, yasanın yayım tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ve Köyişleri Bakanlığı’na başvurulacak. Hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve 11 Ekim 2004 tarihinden önce izinsiz olarak yapılmış her türlü yapıya metrekaresine 5 YTL ödenmesi şartıyla izin verilecek. Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı için çeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığa başvuru tarihinden itibaren 2 yıl içinde tamamlanacak. Bu süre içinde gerekli izinleri almayanların üretim faaliyetleri durdurulacak.

Böylece, ABD ile yapılan üst düzey temaslarda dahi gündeme gelen Bursa’daki tesislerine, 2004’te yararlanamadığı af olanaklarını bu kez 3 yıllık süre tanıyarak sağlayan yeni yasa kabul edildi.

Gazetelere göre, ’in, bu yasadan yararlanmak için eksikliklerini gidermesinin yanı sıra toplam 1 milyon 62 bin 200 YTL ödemesi gerekecek. Ancak Bakanlar Kurulu, ’in bulunduğu yeri Özel Endüstri Bölgesi ilan ettiği için bu parayı ödemeyebileceği de öne sürüldü.

7.12.2006 47 gündür kapalı olan ’in mührü söküldü, fanrikaya sıcak su pompalanmaya başlandı. Gazetelerde yer alan haberlerde fabrikada çalışan “90 işçi”nin görev başı yaptığı ayrıntısı yer aldı.

14.12.2006 TBMM tarfından kabul edilerek Cumhurbaşkalığı’na gönderilen yasa veto edildi, ancak geri gelen yasayı TBMM aynen kabul etti. (Aynen kabul edilen yasalar cumhurbaşkanı tarafından tekrar veto edilemez.)

Burası hikayenin sonu değil… Ama özetle hikaye bu… Varın seyreyleyin, bir ülkenin kendi eli ile kendi bindiği dalı nasıl kestiğini!

.
BilimarT

Biyoetiketler: , , , , , , ,

Benzer Yazılar:

Yorumlar (Siz ilk Olun!)

Henüz bir yorum yok, Siz ilk olabilirsiniz.

Bir şeyler söyle

- Why ask? This confirms you are a human user!

Kalabalık grupların davranışlarını anlayabilmek için bazı testler yapan Leeds Üniversitesi’nden bilim insanları, kalabalık bir grup halinde olması durumunda insanların koyun ya da göçmen kuş sürüleriyle arasında pek fark olmadığı sonucuna vardı.

Add to Google eXTReMe Tracker