Sinir Sistemi | Bu yazıyı öner!
Canlı olarak varlığını devam ettiren herhangi bir hücre genetik bilgisine dayalı olarak metabolizmasını devam ettirirken, iç ve dış çevresinde meydana gelen değişiklikleri de algılamak ve buna bağlı gerekli düzenlemeleri de yapmak zorundadır.
Canlı olarak varlığını devam ettiren herhangi bir hücre genetik bilgisine dayalı olarak metabolizmasını devam ettirirken, iç ve dış çevresinde meydana gelen değişiklikleri de algılamak ve buna bağlı gerekli düzenlemeleri de yapmak zorundadır.
[hidepost]
Bir hücrenin çevresi ile iletişimini hücre yüzeyinde bulunan reseptörler sağlar. Reseptörler aracılığıyla hücre, çevresinin farkına vararak değişimleri anlamlandırır ve hücresel düzeyde gerekli önlemleri alır.
Killer cell yani katil hücrelerin bir alyuvarı yutması Benzer biçimde canlıların tümünün dış veya iç çevrelerinde meydana gelen değişimlere karşı bazı tepkiler geliştirdiklerini gözlemleyebiliriz. Bir amip bulunduğu ortam içinde besinin varlığını algıladığında ona doğru yönelerek fagositozla bu besini hücre içine alır. Bir bitki bulunduğu ortamın ışık alma süresine veya sıcaklığına bağlı olarak farklı büyüme davranışları sergiler.
Görüldüğü üzere ister basit bir hücre olsun ister karmaşık doku ve organ sistemlerinden oluşan gelişmiş bir birey olsun canlılar kendi yaşamsal faaliyetlerini ilgilendiren değişimlere karşı kayıtsız kalamazlar.
Gerek ihtiyaçlarını gidermek veya tehlikelerden kaçınmak gerekse iç kararlılıklarını (homeostasi) sağlamak için canlılar tarafından iç ve dış çevreleri sürekli olarak gözlenmekte ve algılanan değişimlere karşı tepkiler oluşturulmaktadır.
Canlıda hücre veya sistem düzeyinde bir davranış değişikliğine sebep olan her türlü durum uyarı olarak adlandırılır. Uyarılara karşı canlının sergilediği davranışa ise tepki denir.
Bu ilişkiye bağlı olarak tek ya da çok hücreli tüm canlılarda;
1. Uyarının algılanması
2. Uyarının yorumlanması
3. Uyarıya uygun tepkinin verilmesi
gereklidir.
Tek hücreden oluşan ya da çok hücreli basit yapılı canlılarda her bir hücre, merkezi bir sisteme gereksinim duyulmadan genetik mekanizmalarla denetleme ve düzenleme faaliyetini gerçekleştirir.
Gelişmiş canlılar çok sayıda hücreden oluşur. Bu hücreler düzensiz ve ilişkisiz bir yığından çok aralarında ileri düzeyde iletişim ve iş bölümü bulunan bir organizma halindedir.
Organizmayı oluşturan her bir hücre yaşamak için gerekli tüm iç donanıma sahip olsa da doku ve sistemler sayesinde canlı, dış çevreye karşı “birey” olarak tepki vermek zorundadır. Gelişmiş canlılarda merkezi düzenleme ve denetleme görevi endokrin ve sinir sistemleri tarafından gerçekleştirilir.
BilimarT

Yorumlar (Siz ilk Olun!)
Henüz bir yorum yok, Siz ilk olabilirsiniz.
Bir şeyler söyle